ÇOCUKLAR İÇİN KODLAMA
Kodlama Öğreten Kitap - 4 Yaş ve Üstü Herkes İçin

Çocuklar Neden Programlama Öğrenmelİ?

22 Eylül 2015 - Zafer Demirkol

30 yıldır programlamayla uğraşıyorum. 16 yaşında ilk programlarımı yazmaya başladım. Yıllarca profesyonel olarak kod yazdım . Programlamayla ilgili 10 kitabım yayınlandı. Üniversitelerde dersler, seminerler veriyorum. Son yıllarda profesyonel yazılımcılara, yeni yazılım teknolojileriyle ilgili eğitimler veriyorum. Onlara günümüzdeki en son yazılım teknolojilerinin teorisini ve pratiğini anlatıyorum. Ve en önemlisi bir babayım. 7,5 yaşında bir oğlum var. Dünyada çocuklara kodlamayı öğretmeyi amaçlayan bir takım hareketlenmeler gözlemliyordum. Bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlanmıştı. Önceleri bir izleyiciydim. Ancak bir gün "ama benim de bir çocuğum var neden kodlama öğrenmesin?" düşüncesi birden bütün benliğimi kapladı. Önceleri "daha çok erken" düşüncesi hakimdi. Ama ne için erkendi? Elindeki tabletle saniyede bilmem kaç hareketi yakalayıp, anında karar verebilen (ki itiraf edeyim ben bunu beceremem) çocuklardan bahsediyoruz. 09 Veya "madem kedilerin yaşı insanlarınkinin yaklaşık 7 katı, o zaman bizim komşumuzun kedisi babaannemle hemen hemen aynı yaşta, çünkü bizim buraya taşındığımız yıl duman varmış (komşumuzun kedisi)" cümlesini kuran 5,5 yaşındaki bir çocuk.
"madem kedilerin yaşı insanlarınkinin yaklaşık 7 katı, o zaman bizim komşumuzun kedisi babaannemle hemen hemen aynı yaşta, çünkü bizim buraya taşındığımız yıl duman varmış (komşumuzun kedisi)" cümlesini kuran 5,5 yaşındaki bir çocuk.
Çocuklarımız sandığımızın çok ötesinde zihinsel yeteneklere sahip. Yeter ki onları nasıl ortaya çıkarabileceğimizi, hangi araç ve yöntemleri kullanacağımızı bilelim. Hayır çok erken değildi, hatta geç bile kalmıştım. Çocuğum programlama öğrenebilirdi, çünkü çocuğum, çocuklarımız bu zihinsel kapasiteye sahipler. Eksik olan onları doğru araç ve yöntemlerle buluşturmaktır.
Çocuklarımız sandığımızın çok ötesinde zihinsel yeteneklere sahip. Yeter ki onları nasıl ortaya çıkarabileceğimizi, hangi araç ve yöntemleri kullanacağımızı bilelim.
Bu aşamadan sonra araştırmaya başladım. Bu konuda o kadar çok kaynak, bilgi, araç, yöntem vs. vardı ki sonunda yönümü kaybettim ve umutsuzluğa kapıldım...... Önerilen yöntemleri, araçları kullanmak istesem oğlumun kafasını karıştırabilir, kodlamayı sevdireyim derken daha çok uzaklaşmasına sebep olabilirdim. Açık söyleyeyim "ürktüm". Nereden başlayacağımı, hangi aracı, yöntemi kullanacağımı bilemedim. Üstelik ben 30 yıldır bu işle uğraşıyordum. Yüzlerce yetişkin öğrencim vardı... Ama hiç çocuk öğrencim olmamıştı. Çocuğuma bildiklerimi nasıl aktaracaktım, onu ürkütmeden, zorlamadan nasıl kodlama öğretecektim? Eğer ben bile bu sorunları yaşıyorsam, işi bu olmayan anneler, babalar , öğretmenler nasıl yapacaktı bu işi? Yılmadım daha çok araştırdım. Daha fazla zaman ayırdım epey bir yol kat ettim. Öncelikle şunu anlamak gerek kodlama, programlama ne derseniz deyin, matematiğin en iyi uygulama alanlarından biridir. Aynen bilimler gibi. Aslında hayatın ta kendisidir. İster sevin ister sevmeyin, matematik hayatınızın içindedir. "Bir kilo elma verir misin?" derken bile matematiği kullanıyorsunuz. 12 Programlama Matematiğin uygulama biçimlerinden ve bence en etkinlerinden biridir. Çünkü problemlere çözüm üretmek, onları çok boyutlu düşünmek, sonuçlarını görmek, heyecanlanmak, hataları düzeltmek, başarılı olunca sevinmek, yaptığımız uygulamayı sevmek, gelişen koşullara göre yeniden düzenlemek, daha iyi yapmak, emek vermek...... yani hayata dair hemen her şey vardır programlamada. Diğer bir ifadeyle programlama aynen Matematik gibi hayatın bir parçasıdır. Bir tatil planı yaparken aslında bir program geliştiriyoruzdur. Bir düğün organizasyonu kurgularken aslında programsal bir algoritma yazıyoruzdur. Sınava hazırlanırken, alışverişe giderken, yemek yaparken, arkadaşımızla buluşurken, ürünlerimizi pazarlarken, bunları yaparken hep bir şeyler kurguluyoruz ve hayata geçiriyoruz. Yapmadığımız tek şey bunları özel yazım biçimiyle kodlara dökmek. İyi kurgularsak iyi bir tatil geçiririz, eğlenceli bir düğünümüz olur, sınavımız başarılı geçer, yemeğimiz lezzetli olur, alışverişte daha az para harcarız, daha fazla ürün satarız. İşte programlama budur. Programlama iş yapış biçimimizi yani yaşamımızı belirler. O hep hayatın içindedir. Yani klasik deyimiyle hayatın bir parçasıdır aslında. İster sevelim ister sevmeyelim. Profesyonel olarak kodlama (programlama) yapmasak bile program yapıyoruz, aslında her meslekte bir programcı gibi düşünürüz. Eğer iyi bir programcıysanız programınız az kaynak tüketerek sağlıklı çalışır, yani yaptığınız işte başarılı olursunuz. Sözün özü programlama seçmeli bir etkinlik değil aslında hayatın ta kendisi olan bir alan. Hepimiz program yaparız sadece bunların kodlarını farklı şekilde yazarız.
Hepimiz program yaparız sadece bunların kodlarını farklı şekilde yazarız.
Çocukların programlama öğrenmesindeki en büyük fayda aslında bu yukarıda yazdığım hayat pratiklerine hazırlanabilecekleri alt yapıyı programlama mantıklarında daha eğlenceli hem de çabuk sonuç verebilen bir şekilde kurgulayabilmeleri imkanı yaratması. Kodlamaya ait bütün teknik yazım biçimlerini bir kenara itip, olayın mantığına, algoritmasına bile kafa yorması aslında bir programcılık pratiğidir ve bunu hayatın her alanında kullanırız. Geri kalan sadece bunları kodlara dökmektir. E orda da zaten onlarca kodlama dili vardır ve yapılması gereken onların yazım kurallarını öğrenmektir. Bir programcı gibi bütün olasılıkları düşünerek iyi bir kurgu oluşturmak aslında bir hayat pratiğidir.
Çocukların programlama öğrenmesindeki en büyük fayda aslında bu yukarıda yazdığım hayat pratiklerine hazırlanabilecekleri alt yapıyı programlama mantıklarında daha eğlenceli hem de çabuk sonuç verebilen bir şekilde kurgulayabilmeleri imkanı yaratması.
22 Oğluma programlamayı öğretmek için uzun bir araştırma yaptım.
Kodlamaya ait bütün teknik yazım biçimlerini bir kenara itip, olayın mantığına, algoritmasına bile kafa yorması aslında bir programcılık pratiğidir ve bunu hayatın her alanında kullanırız.
30 yıllık programcılık ve eğitim tecrübemi, çocuklara programlamayı öğretmek için adamaya karar verdim. Bunun için "Nereden başlanmalı?", "Nasıl sevdirmeli", "Bu kadar araç ve yöntem arasında hangilerini kullanmalı?", "Kaç yaşında başlanmalı?", "Nasıl çalışmalı?" gibi aklıma gelmiş, aklınıza gelebilecek pek çok soruya cevap bulmaya çalıştım. Bunu yaparken oğlum bana son derece yardımcı oldu. Onun görüşleri ve yaklaşımlarını not ettim. Başka çocukların yaklaşımlarını gözlemledim. Birikimlerimi bir kitap olarak sundum: "Çocuklar için Kodlama" kitabım yakında kitapçıların raflarında yerini alacak. Ayrıca gelişen bir konu olması nedeniyle, bu site vasıtasıyla yeniliklerden haberdar etmek istedim. Elimden geldiğince bu siteye içerik girmeyi hedefliyorum. Etkileşimli bir ortam yaratarak doğru metot ve araçları burada paylaşmaya devam edeceğim.

Hakkında


"Çocuklar için Kodlama" kitabı programlama temel kavramlarını platform bağımsız anlatan, temel olarak çocuklara yönelik ancak programlamayı öğrenmek isteyen herkesin yararlanabileceği bir kitaptır. Kitap 4. yaştan başlayıp üst yaş sınırı olmayan bir içeriğe sahiptir. 4-12 Yaş grubu için bir öğretmen ve ebeveyn eşliğinde faydalanılabilir.

Kitaptaki uygulamaları herhangi bir bilgisayarda, tablette ve mobil telefonda yapabilirsiniz. Program yüklemeye veya kurulum yapmaya gerek yoktur. Okulda yaptığınız uygulamalara evden veya başka bir yerden tekrar ulaşıp devam edebilirsiniz. Kitabın yazarı çocuklara kodlama öğretmeye amaçlayan Türkiye'deki bu konudaki ilk programsal kütüphane olan "Çocuklar için Kodlama - CIK" kütüphanesini geliştirmiştir.

İLETİŞİM